IP adresi



sayfa içeriği

merhaba

  • 8/10/2007 - Sylvia ve Ted (STA2'nin devamı3.i)
  • apple tragedy

    ademle havvanın yasak elmayı yiyip cennet bahçesinden kovulması konusunda* john miltona* alternatif bir öykü sunan ted hughes şiiri:

    so on the seventh day
    the serpent rested,
    god came up to him.
    "i've invented a new game," he said.

    the serpent stared in surprise
    at this interloper.
    but god said: "you see this apple?"
    i squeeze it and look-cider."

    the serpent had a good drink
    and curled up into a question mark.
    adam drank and said: "be my god."
    eve drank and opened her legs

    and called to the cockeyed serpent
    and gave him a wild time.
    god ran and told adam
    who in drunken rage tried to hang himself in the orchard.

    the serpent tried to explain, crying "stop"
    but drink was splitting his syllable.
    and eve started screeching: "rape! rape!"
    and stamping on his head.

    now whenever the snake appears she screeches
    "here it comes again! help! o help!"
    then adam smashes a chair on his head,
    and god says: "i am well pleased"

    and everything goes to hell.

     

    www.eksisozluk.com

     

     

    MEG RYAN’LA YAPILAN BİR SÖYLEŞİ:

     

    Uzun süredir şair Sylvia Plath'ın yaşımı hakkında bir film yapmak istiyorsunuz. Eşi Ted Hughes

    tarafından yayınlanan Birthday Letters'ı okudunuz mu?


    - Evet. Plath'ı anlatan bazı bölümleri gerçekten mükemmel. Ama bazen çok da samimi

    olmadığını düşünüyorum. Karısını birkaç yıl gerçekten sevdiğine inanıyorum.


     

     

     

    WEB ADRESLERİ (SYLVIA)

     

    http://www.beyazperde.com/haber.asp?gun=3427

     (PLATH'IN KIZI)

     

    plath groups ( İngilizce)

    http://sylviaplath.meetup.com/photos/

     

     

    forum ( İngilizce)

    http://www.sylviaplathforum.com/

     

    SYLVIA PLATH FORUM LINK: http://www.sylviaplathforum.com/links.html

     

     

    GÜZEL, BİLGİ VERİCİ ADRESLER (İNGİLİZCE)

    http://www.sylviaplath.info/resources.html

     

    http://www.sylviaplath.info/index2.html

     

    http://dir.salon.com/topics/sylvia_plath/                      

     

     

     

    AS(S)IA WEVILL (KİMDİR?)

     

    asia wevill

    ted hughes'un sylvia plath'ı beraber aldattığı kişi. hatta, sylvia ayrılık ve diğer birçok sebep yüzünden intihar ettikten sonra ted'le beraber olmaya devam edip sonunda kendisi de intihar eden kişi. hatta ölürken çocuğunu da yanında götürmüştür. ted'in bütün bunları atlatıp sonra tekrar evlenebilmesi ise tez konusu bile olabilir.
    #4027049

    sylvia plath

    i know the bottom, she says
    i know it with my great tap root:
    it is what you fear
    i do not fear it: i have been there

    kadinin hayat oykusune bi ek olarak da, evliliklerinin son yillarinda ted hughes sylvia'yi terkedip baska bi kadinla yasamaya baslamis. sylvia oldukten sonra o dier kadinla bi cocuklari olmus bu adamin ve yillar sonra bu kadin da ayni sekilde (sanirim ayni mutfakta) intihar etmis. ama yanina cocugunu da almis. ise bak...

    WWW.EKSISOZLUK.COM

     © 2004 akın akça

     

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 8/10/2007 - Sylvia ve Ted (STA2'nin devamı3.ı)
  • daffodils

    ted hughes'un sylvia plath ile ilgili 1998 yılında yazdığı tamamen otobiyografik olan bir şiir; nergisler. çevirisini de yapmış bulunmaktayım. buyrun:

    nergisler:

    hatırlar mısın nergisleri nasıl topladığımızı?
    kimse hatırlamıyor ama ben hatırlıyorum.
    kızın gelmişti kucak dolusuyla, hevesli ve mutlu,
    yardım ediyordu hasata. o unuttu.
    seni bile anımsamıyor. ve biz onları sattık.
    saygısızlık gibi geliyor kulağa ama biz onları sattık.
    çok mu fakirdik? yaşlı stoneman, bakkal,
    patron bakışlı, tansiyonu şalgama dönük morlaşan
    (son şansıydı bu onun,
    ölecekti sencileyin bir sonraki büyük donda),
    ikna etti bizi. her baharda
    hep aldı onları, düzinesi yedi kuruştan,
    ‘bir ev geleneği’.

    aslında, hala daha emin değildik sahip olmayı istediğimizden
    herhangi bir şeye. genellikle açtık
    herşeyi bir kazanca dönüştürmeye.
    hala göçebe-hala yabancı
    kendi mülkümüzün tümüne. nergisler
    ikinci dereceden yaldızıydı tapu senetlerinin,
    sahipsiz definelerin. sadece geldiler,
    ve sürdürdüler gelmeyi.
    çimenlikten değil de cennetten düşercesine.
    hayatlarımız hala daha bir akındı kendi iyi şansımızın üzerine.
    biliyorduk sonsuza değin yaşayacağımızı. öğrenmemiştik
    gelip geçici bakışının sonsuzluğun
    nergisler olduğunu. hiç özdeştiremedik
    düğünsel uçuşunu az rastlanır
    ephemera’nın-
    kendi günlerimizle!

    sandık ki onlar beklenmedik bir yardım.
    tahmin edemedik son bir kutsama olduklarını.
    sattık onları böylece. onları satmaya çabaladık
    sanki görevliymişcesine başka bir kimsenin
    çiçek bahçesinde. eğilirdin ona
    o nisan yağmurunun altında- senin son nisanın.
    eğilirdik orada beraberce, yumuşak feryatları arasında
    itilip kakılmış saplarının, ıslak darbeler sarsardı
    kızsı dans giysilerini-
    taze çıkmış gelinböcekleri, nemli ve dayanıksız,
    açılmışlardı çok erkenden.

    kırılgan ışıklarını yığdık bir marangoz sırasına,
    dağıttık yaprakları düzinelerin arasına-
    buruşmuş kılıç yapraklar, eğilip bükülme, zorlu hava, çinko-gümüş kaplama-
    destekledik toy saplarını kova suyuyla,
    yayvan, etli saplarını,
    ve sattık onları, demedi yedi kuruştan.

    rüzgar yaraları, sancılar koyu topraktan,
    kokusuz madenleriyle,
    yalazlı arınışı derin mezarın taşsı soğukluğundan
    buzun nefesi varmışcasına-

    sattık onları, soldurmak için.
    ekin sıklaştı bizim onu seyrekleştiremeyeceğimiz denli bir hızla.
    sonunda, yorulduk
    ve düğün hediyemiz makası kaybettik.

    her mart tekrar yukarı çıktıklarında
    aynı soğanlardan, aynı
    bebek çığlıkları erimiş karda.
    müziğe erken balerinler, titrekler
    kurak rüzgarlarında senenin.
    o aynı kabarışında belleğin, çırpınarak
    geri dönüyorlar senin oradaki eğilişini unutmak için
    gerisinde bir karanlık nisan’ın yağmurlu perdelerinin,
    saplarını kırpan.

    ama bir yerlerde anımsıyor makasın. neredeyse orada.
    burada bir yerde, ağzı tamamen açık,
    nisan’dan nisan’a
    çökmekte derinlere
    çimenliğin ortasından- bir çapa, pastan bir haç.

    satirlarinin arasinda ted hughes'in pismanligini neredeyse koklayabileceginiz, sylvia plath'i mezarinda muhtemelen gulumseten inanilmaz siir. eger yagmurlu bir bahar gununde okuyorsaniz sizi aliip uzaklara goturecektir..  

    (bkz: little daffodil gas parade)

    -

    the thought fox

    bir ted hughes siiri.

    i imagine this midnight moment's forest:
    something else is alive
    besides the clock's loneliness
    and this blank page where my fingers move.
    through the window i see no star:
    something more near
    though deeper within darkness
    is entering the loneliness:

    cold, delicately as the dark snow,
    a fox's nose touches twig, leaf;
    two eyes serve a movement, that now
    and again now, and now, and now

    sets neat prints into the snow
    between trees, and warily a lame
    shadow lags by stump and in hollow
    of a body that is bold to come

    across clearings, an eye,
    a widening deepening greenness,
    brilliantly, concentratedly,
    coming about its own business

    till, with sudden sharp hot stink of fox
    it enters the dark hole of the head.
    the windowis starless still; the clock ticks,
    the page is printed.

    -

    crows nerve fails

    crow's nerve fails

    crow, feeling his brain slip,
    finds his every feather the fossil of a murder.

    who murdered all these?
    these living dead, that root in his nerves and his blood
    till he is visibly black?

    how can he fly from his feathers?
    and why have they homed on him?

    is he the archive of their
    accusations?
    or their ghostly purpose, their
    pining vengeance?
    or their
    unforgiven prisoner?

    he cannot be
    forgiven.

    his prison is the earth. clothed in his
    conviction,
    trying to remember his crimes

    heavily he flies.

    ted hughes

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 8/10/2007 - Sylvia ve Ted (STA2'nin devamı3.h)
  • Çocukça bir şaka

     

    Erkekle kadının ruhsuz gövdeleri,

    Ağızları açık, gözleri bomboş, ölü gibi

    Uzanmışlardı cennetin çayırlarına.

    Tanrı derinliklere dalmıştı.

     

    Öyle büyüktü ki sorun, uyuyakaldı sonunda.

     

    Karga kıkırdadı.

    Isırıp iki kıvranan parçaya böldü solucan’ı,

    Tek oğlunu Tanrı’nın.

     

    Aldı erkeğin içine tıktı kuyruk kısmını,

    Yaralı ucu dışta kalacak şekilde.

     

    Baş tarafını da kadının içine tıktı baş aşağı.

    Solucan süründü içeri ve yukarı doğru,

    Kadının gözlerinden bakıp

    Yanına çağırmak için kuyruk kısmını:

    Çabuk, çabuk, çünkü ah nasıl yanıyordu canı.

     

    Erkek uyandığında bir şey çimenlerin üstünde sürüklüyordu onu.

    Kadın uyandığında geldiğini gördü Erkeğin.

    Ne olmuştu, ikisi de bilmiyordu.

     

    Tanrı hala uyuyor,

     

    Karga hala kıkırdıyordu.

     

    -

     

    Futbol oynayan adamlar

     

    Arasında baş döndürücü vadilerin, bir tepenin çıplak sırtında

    Bayraksı renklere bürünmüş adamlar

    Zıplıyorlardı ve zıplıyordu rüzgarın üfürdüğü topları da.

     

    Üfürülen top zıpladı ve şeker renkli adamlar

    Su gibi fışkırdılar ona kafa vurmak için.

    Topu alıp götürdü rüzgar ---

     

    Lastik adamlar zıpladılar ardından.

    Top sıçradı kaydı bir yana ve tutunup kaldı rüzgara

    Ağaç tepelerinden bir engelin üstünde.

    O zaman bir ağızdan bağırdılar hepsi, top geldi geriye.

     

    Gökte alevli deliklerden rüzgarlar

    Yığıldılar çevrelerinde karanlıklaşan tepelere

    Sindirmek için adamları. Göz kamaştırıcı ışık

    Karıştırdı çılgın boyalarını, kasvet yaydı her yere.

    Sonra yağmurun çelik prensi indi yukarıdan.

     

    Saçlar alınlara yapışık, su teptiler hiç düşünmeden,

    Pırıltılar saçarak ve sesleri yüzeye ulaştı derinlerden,

    Berrak, ince, yıkanmış, mutlu;

     

    Su alıp batarken kamburlu dünya

    Ve müthiş içini karartırken vadilerin

    Okyanus kaçkını alçak basınç ---

     

    Ama kanatlandılar sol açıklar, sağ açıklar, pedal çevirdiler havada

    Ve yanlamasına uçtu kaleci

     

    Ve yeniden altın bir yangın

    Kaldırdı bulutun kıyısını, izlemek için onları.

    -

    wind (yel)

    ted hughes'un bir şiiri. 1957'de ingiliz modern şiiri philip larkin'in alaycı/ağıt havası ve neo-klasik tekniğiyle şekillenmişken, hughes'un ilk kitabı olan hawk in the rain, içerdiği tuhaf, yabanıl ve karanlık yapı ile romantizme dönüşü müjdelemiştir. bu açıdan bakıldığında hughes'un ilk şiirlerinden olan "wind", şairin sesini pek çok noktadan karakterize eden bir şiir. wind'i şu şekilde çevirmeyi deneyebiliriz:





    yel


    bu ev adeta açık denizdeydi bütün gece,
    karanlıkta çatırdayan ağaçlar, uğuldayan tepeler,
    pencerenin ötesinde tarlaları darmadağın eden yel
    koşturuyor bata çıka kör edici yağmuruyla

    ta gün doğana dek; artık turuncu bir göğün altındaki
    tepeler yer değiştirmiş gibi, yelin taşıdığı ışık ise
    kılıçlardan aksetmiş sanki, kapkara ve zümrüt yeşili,
    öfkeli bir gözün merceğinden süzülen çarpık bir ışık.

    öğlen, evin duvarlarına tutunarak kömürlüğe kadar
    ilerledim. yalnız tek bir kez cesaret edebildim
    gözlerimi oymak isteyen o yele karşı bakmaya,
    gerilmiş birer çadırdı bütün tepeler.

    tarlalar titriyor, ufuk çizgisi somurtmuş,
    bir gümbürtüyle uçup gidebilir her an.
    saksağanı fırlatıp attı yel, siyah-sırtlı
    martı ise demir bir çubuk gibi büküldü yavaşça.

    birazdan kendisini parçalayacak bir sesle çınlayan
    ince, yeşil bir kadeh sanki ev. ve şimdi biz
    büyük şöminenin önünde, koltuklara gömülmüş, yüreklerimize
    tutunuyoruz sıkı sıkı; ne kitaptan, ne düşüncelere dalmaktan,

    ne de birbirimizden bir şey anlıyoruz. harıl harıl yanan ateşi izliyor,
    evin temelinin sarsıldığını hissediyor, ama oturuyoruz yine,
    içeri dalmak için titreyip duran pencereyi görerek,
    ufukların altında haykıran taşları işiterek.

    www.eksisozluk.com

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 8/10/2007 - Sylvia ve Ted (STA2'nin devamı3.g)
  • TED ŞİİRLERİ:

    HEPTONSTALL

     

    Mezar taşlarının kara köyü.

    Kafatası bir budalanın,

    Düşleri doğdukları

    yerde ölen.

     

    Bir koyun kafatası,

    Etleri eriyen

    Kendi çatısının altında,

    Salt sineklerin terk ettiği.

     

    Bir kuş kafatası,

    Büyük engebelerin

    Çatlak pervazlar gibi

    Duran eklemlere indiği.

     

    Yaşam çabalıyor.

    Ölüm çabalıyor.

    Taşlar çabalıyor.

     

    Yağmur yorulmuyor bir tek.

     

    -

     

    Bir domuz görüntüsü

     

    Ölü bir domuz yatıyor elarabasında.

    Üç adam ağırlığında, dediler.

    Gözleri kapalı, kirpikleri pembe beyaz.

    Fırlamış havaya paçaları.

     

    Sanki ölmemiş gibi görünür böylesi bir ağırlıkla

    bu şişko pembe kitlesi katılaşmış ölümde.

    Cansızlıktan daha da az bir şey, daha ötede.

    Buğday dolu bir çuval gibi.

     

    Hiddetlenmeden vurdum muştayı.

    Suçlu hisseder insan incitirse ölüleri,

    Yürürse mezarlar üzerinde. Ama bu domuz

    suçlayabilecek durumda değildi.

     

    Haddinden fazla ölüydü. Şöyle ederi kadar

    domuzyağıyla domuzetinin.

    En son değeri tamamen yitmişti.

    Eğlenilecek bir şekil de değildi bu.

     

    ..........

    ..........

     

    -

     

    Şahin tüneyişi

     

    En yücesinde otururum ormanın, gözlerim kapalı.

    Kımıltısız, yok artık çarpıtmak düşü

    Eğri gagamla çarpık ayaklarım arasında:

    Ya da kurgulamak uykuda

    mükemmel bir öldürümü ve tüketimi.

     

    Ne de elverişli bu yüksek ağaçlar!

    Havanın canlılığı ve güneş ışınları

    Benim lehime;

    Ve yukarı çevrik toprağın yüzü benim denetleyişim için.

     

    ..........

    ..........

     

    -

     

    (Bu şiirler -seçilmiş şiirler- adlı kitabından)

     

    Esin tilkisi

     

    Düşlüyorum bu geceyarısı anının ormanını:

    Canlı bir şey daha var yakınında

    Saatin ıssızlıktaki tıkırtısının

    Ve bu boş sayfanın, parmaklarımın gezindiği.

     

    Tek bir yıldız görünmüyor camdan:

    Daha karanlığa gömülü, ama

    Daha yakında bir şey

    Adım atıyor ıssızlığa.

     

    Bir tilkinin soğuk burnu karanlık kar denli

    Hafifçe dokunuyor dallara, yapraklara;

    İki göz ışık tutuyor bir harekete şimdi,

    Şimdi yine ve şimdi ve şimdi

     

    Ağaçların arasında karda

    Düzenli ayak izleri bırakın ve tetikte

    Titrek bir gölge duraklıyor yanında bir kütüğün,

    Sonra cüretle açığa çıkan bir gövdenin

     

    Çukurunda ilerleyen bir göz,

    Genişleyip derinleşen bir yeşillik

    Tüm güç ve pırıltısıyla

    Kendi amacına yönelik,

     

    Ta ki ansızın keskin bir tilki kokusuyla

    Dalıyor karanlık çukuruna kafamın.

    Pencere hala yıldızsız, tıkırdıyor saat

    Ve artık dolu sayfa.

     

    -

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 8/10/2007 - Sylvia ve Ted (STA2'nin devamı3.f)
  • TED-------------

    1.

    dogum gunu mektuplari

    ted hughes in yky den cıkmıs 1998 ın forward siir odulunu kazanmıs siir kitabı. esinin * intihar sebebi olmakla suclanan ted hughes ın saldırılara karsı tek cevabı olarak nitelendirilen kitap.  

    -

    vantrilok

    kavrayıp birbirmizin govdelerini
    devrildik oracıkta birlikte
    karanlık yatak odasında kuklan uyandı
    haykırdı bir kırbac siddetiyle

    kolların boynuma dolanmıs
    kostum dikenlerinin arasından ormanın
    kuklan ardımızdan bakıp haykırdı tum dunyaya
    bir ise yaramadıgını babanın

    hıckırdın kapanıp gogsume
    gectim donmakta olan ırmagın icinden
    kukla anneni sergiledi,
    dedi: iste denizlerden gelen kraken

    sen yatakta yatarken
    dayandım kilitli kapıya
    kukla damda oturmus haykırıyordu
    seni bırakıp kactıgımı bir orospuya

    o gece kukla kapıyı kırdı
    ve kactı oldurup seni
    haykırarak yıldızlara
    sucun cezasının verildigini.



    savkar altınel ve roni margulies tarafından cevrilmis kitaptan bir siir.

    çok uzun zaman sonra bir defterin arasından çıkan, ne de cok sevmişim seni dedirten, tekrar yazıldıgı geceyi yaşatan; sıcacık, sahibinden uzaklarda, suya yazılan mektuplardır...

    "bu sadece bir hikaye,
    senin hikayen, benim hikayem"

    ted hughes'a bir çok nedenle kızabilir sylvia plath sevenler: başta, onu başka bir kadınla aldattığı için- sonu sylvia'dan pek farklı olamayacak bir kadın- ya da en önemlisi günlüklerinin bir kısmını yakıp, bir kısmını da 2013'te açılacak bir kutuya hapsettiği için. ben kızamiyorum, onun gibi bir kadınla yaşamak çok zor olsa gerek, ama en çok da bu kitaptaki şiirler affettiriyor kendini. sylvia'nın bir bakışıyla tanrilastirdigi sıradan futbolcular, üstüne kan sıçramış beyaz duvarlar, kaybettiği mavi mücevher. ted'den usta biri olsa bir elinden bir eline geçirerek soğutmayı başarırmış kurşunu, ama ona kala kala bir gecelik kalmış, öyle diyor.

    www.eksisozluk.com

     

    ---

    2.

    Kitaplar: ted hughes-doğumgünü mektupları (birthday letters)

    ---

    3.

    tales of the early world

    ted hughes'in turkiye'de dogan kardes yayinlarindan cikmi$, hafif fantezi edebiyatiyla pasla$an super cocuk kitabi, e$$ek kadar adam olmu$ insana bile zevk veren kurgusunu "dunyadaki hayvanlari yaratmakta olan tanri" olu$turur.

    (kusmuk, 21.08.2002 12:02)

    ted hughes ın "balina nasıl balina oldu" adında yky den cıkmıs bir cocuk kitabıda mevcuttur ki cocuklugumda okudugum yazarı simdi de okuyor olmak (bkz: dogumgunu mektupları) garip bir duygudur.

    www.eksisozluk.com

     

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    şişko sıska -

    Tırtıl deliklerim

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS
  • -
  • antoloji'de ben
  • antolojim'de ben
  • ev2 (pwd için danışın)
  • bloggar'm
  • diğer blogcum
  • youtubem
  • sozluk
  • kult b.kurgu
  • k.delik vs.
  • snowqueen
  • tas
  • sozluk2
  • upload
  • live unfaithful
  • kus
  • iqtet
  • gezegende yas
  • uyduda kg.
  • timetravel
  • warp hizi prog.
  • evren ve jeo.devirlere..
  • metal bolumu mucka
  • zagor,hellingen
  • res.roman forum
  • zagor&supermayk
  • zagor, live
  • zagor,mayk2
  • zagor,hell,kiki manitu
  • zag,hell,kikki2
  • zagor&helling.3
  • akvaryum dünyası
  • emoticonunuzu yaratın:)
  • dunya siir
  • iqtest2
  • guzeloyku
  • askolcer
  • miniclip
  • siir dinledinlet
  • kg.
  • kod prog.
  • karısıkod
  • fare kod
  • lovepoems
  • tchorg
  • seviyo:)
  • tchshb

    Kategoriler


    Image Hosted by ImageShack.us turkuaz
    Image Hosted by ImageShack.us cinskediguzel
    Image Hosted by ImageShack.us kartopum
    Image Hosted by ImageShack.us geda
    Image Hosted by ImageShack.us nimo
    Image Hosted by ImageShack.us cicibisiiy
    Image Hosted by ImageShack.us lrem
    Image Hosted by ImageShack.us ehicran
    Image Hosted by ImageShack.us papatyadiyari
    Image Hosted by ImageShack.us sophia
    Image Hosted by ImageShack.us yaramazbebegim
    Image Hosted by ImageShack.us kasimpati
    Image Hosted by ImageShack.us bebekler
    Image Hosted by ImageShack.us iremnur
    Image Hosted by ImageShack.us enzondigital
    Image Hosted by ImageShack.us polyanna
    Image Hosted by ImageShack.us shadowgirl
    Image Hosted by ImageShack.us nilayak
    Image Hosted by ImageShack.us sihirlibahce
    Image Hosted by ImageShack.us katarsis
    Image Hosted by ImageShack.us obolukbasi
    Image Hosted by ImageShack.us thelosthighway
    Image Hosted by ImageShack.us beklemeodasi
    Image Hosted by ImageShack.us dusbahcesi
    Image Hosted by ImageShack.us nurtenaltinok
    Image Hosted by ImageShack.us kubradener
    Image Hosted by ImageShack.us nihatgenc
    Image Hosted by ImageShack.us berrinsulari
    Image Hosted by ImageShack.us huznunhikayesi

  • Sayfa: 1 - Toplam: 7
    | Sonraki Sayfa
    YouNeverCall
    Hicham Aboutaam



    C






    Get your own! Go Large!Cursors - Get this
    Falling Objects

    Image hosted by Webshots.com
    by xanal0n



    TV'de Bugün
    sitene ekle


    Ziyaretçi Defterini Oku Image hosted by Webshots.com
    by xanal0nImage hosted by Webshots.com
    by Ziyaretçi Defterine Yaz