Dönek çukurunda nice geçişler
var ve bağırırlar, çoğu, ki bağırsınlar.
Bir anlam çıksın derler ama
böyle ya da, işte derim.
Şap üstüne oturan muğlaklarla
kötü amaçlı kötü fikir beyanlıları
bile tam bir değilken;
kötülere bu şabalakların
yolu açması,
hiç adil değil.
Ve bu, 'düzgün' bu değil.
Kılçık görüntüleri görüyorum,
sersemce bukalemunluklarında,
hiçbir şeyi değişmez sanıp
bir de köktenciyim diyebilen.
Üstüne bir de tşk isteğini dile getirebilen;
Bir de çiçekler görüyorum, diğer,
her yanda, açan...
Düşmüş kazancıbaşı kazana
Hopdediks neyi hoplattı
şaraba banılmış, yatırılmış ördek
ziyafetine’ne kraliyet garnizona
giden Domuz yahnisi köy patikalarında
-çatısı saman gibi evlerde bekler
karısı, çoluğu, çocuu-
Bayan sonsuzluk,
söyle bana!?
‘ Aix’ kırbaki}
{çevresinde Sainte Victoire dağı;
evin çevresini, manzarayı kapatan binalar ördü.
Bir söz, bekliyorum.
kısraksın şövalyeysen, hem şövalyesin.
gece ermiş
hakkaniyetli yollar da çıkar.
oturuyor olmalı hayali bir sallanan iskemlede
Cézanne
hayali bir şekilde,
hali vakti yerinde Edgar Degas’ın da
… “Apsent içen”tablosunda
eski şapka giymiş arkadaşı}
{ressam Marcellin Despoutin,
kilden yapılma ince piposu
ve bezmiş adam görüntüsüyle,
de rock and roll
yapıyor o puf koltukta.
Sapanla olmasa,
katederek 7 düveli gelmezdi de
demek içimden gelmez;
doğru değil.
Hayır. açık alana çıkmadı Nurçimen,
zaten oradaydı.
Bir odada sevindirik olan kişi,
kendini korumasını bilmeyecek bir şey yok.
Kısadır zürafa
avcuna toplatır
uzun yaprağa,titrer bacakları.
Çünkü bebekler
ağlasalar da doğuyorlar.
Vortigern diye bişey vardı,
Katederek gökleri uçarak geldi akbaba;
demiştim:
kanatlıydı ama uzundu kolları,
yani eli oraklı.
Dedim ki, ‘ne iş?..’
‘..Tanıdık değil, bu karartı.
hiçbir şey…’
“Haa…” demişti, şaşırmak değildi.
‘Dengeliyorsun tamam,
ama yanlışa icra ediyorsun.’ dedim.
Uçtu gitti.